Aylardır aklımda
bu düşünce ne yapsam ne etsem nasıl başlasam diye düşünürken eşim Hakandan
cesaret alarak başladım yazmaya…
Çok kitap okumama
rağmen duygularımı kaleme dökmeyi bir türlü beceremem hatta benden akıl isteyen
arkadaşlarıma mesajla bile akıl veremem. O derece aram yoktur yazmakla ama
artık sadece arkadaşlarıma, tanıdıklarıma değil isteyen, ihtiyacı olan herkese
yardımcı olmak istedim. Yaşadıklarımı anlatmak istedim; e hepinize telefon
açamayacağıma göre yazmam şart galiba J çünkü ben de hiçbir şey bilmezken bir
blogger anne yardım etti bana (momsblognote) hala aklıma bir şey takılsa ilk
ona sorarım. Belki ben de onun bana yardımcı olduğu kadar size yardımcı olur,
içinizi rahatlatabilirim.
Gelelim herkesten
çok da farklı olmayan hikâyeme… 25 yaşında beklenmedik bir şekilde anne oldum;
iyi ki de öyle olmuş ve canım oğlum Yaman dünyaya gelmiş. Tabi hamileliğimin
ilk 3 ayında böyle hissetmiyordum; işten yeni ayrılmıştım ve mezun olduğumdan
beri dur durak bilmeden çalıştığımı hesaba katacak olursak bu benim için pek de
alışagelmiş bir durum değildi… Evde sürekli panjurları kapatarak Grey’s Anatomy
izleyip ağlıyordum. Baştan söyleyeyim sulu gözlü olabilirim ama asla duygusal
bir insan değildim…!
3 ay boyunca
sadece çubuk kraker, yeşil elma ve simit yedim; sadece yemekle kalmadım Hakan’a
da yedirmedim. Kokudan ışıktan her şeyden rahatsız olan bir insana dönüşmüştüm.
Geç kalmış teşekkürlerimi de buradan aileme ve arkadaşlarıma iletiyorum. Ben
bile kendime katlanamazken bir şekilde bana katlandınızJ
3 ayın sonunda
evde çok sıkılmaya başladım ve eski çalıştığım yere bir proje için geri döndüm.
Tam benlikti sadece 3 ay sürecekti… Yaman daha karnımda ufacık bir bebekken
bile bana şans getirmeye başlamıştı…
İkinci 3 aylık
dönemim hayatımda geçirdiğim en güzel ve en rahat dönemdi diyebilirim
çalıştığım yerde çok mutluydum, yüksek lisansıma devam ediyordum, kafama
taktığım hiçbir şey yoktu... Aklımda tek bir soru vardı; bebeğimi nerede
doğuracaktım…
Üniversite
yıllarında karar vermiştim ilerde hamile kalırsam çocuğumu Amerika’da
doğuracaktım. Tabi hamilelik beni çok duygusal biri yaptı ve ben bu kararı anca
5. Ayımın sonunda verebildim. Tabi ki gidecektim! Şu güne kadar yapmayı
planlayıp yapmadığım ne vardı ki? Koca bir bebek gibi davranmayıp kendi kişisel
kaprislerimi çocuğumun geleceğinin önüne koyamazdım… Her zaman güçlü bir
insandım. Yine olmalıydım… 29 haftalıkken doktorumun da iznini alarak atladım
tek başıma Amerika’ya gittim.
Bebek bakım
uzmanı değilim. Uzmanı olduğum tek bebek kendi oğlum; onu da her anne gibi
herkesten iyi bilir herkesten iyi tanır, herkesten iyi bakarım. Amacım
hamilelikte ve bebek bakarken yaşayıp kimseye soramadığım şeyleri burada
anlatmaya çalışmak. Herkese merhaba…

Sana da Merhaba, 3.yazınıda heyecanla bekliyorum Septembercım:) Biraz daha foto lütfen.
YanıtlaSil